Malatya Teknokent Firmasıdır

09:00 - 17:00

Türk Hukukunda Avukat Müvekkil Gizliliği

Avukat-müvekkil gizliliğine ve beraberinde getirdiği hukuki korumaya ilişkin genel bir bakışa sahip olmak için, öncelikle Türk hukukundaki konuya ilişkin başlıca yasal düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 130(2) sayılı hükmü uyarınca, “Arama sonucu el konulmasına karar verilen şeyler bakımından bürosunda arama yapılan avukat, baro başkanı veya onu temsil eden avukat, bunların avukat ile müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu öne sürerek karşı koyduğunda, bu şey ayrı bir zarf veya paket içerisine konularak hazır bulunanlarca mühürlenir ve bu konuda gerekli kararı vermesi, soruşturma evresinde sulh ceza hâkiminden, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemeden istenir. Yetkili hâkim el konulan şeyin avukatla müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu saptadığında, el konulan şey derhâl avukata iade edilir ve yapılan işlemi belirten tutanaklar ortadan kaldırılır. Bu fıkrada öngörülen kararlar, yirmi dört saat içinde verilir.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca “Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi, gerekse, Türkiye Barolar Birliği ve baro organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır.”

Yukarıda belirtilen bu hükümler çerçevesinde avukat-müvekkil gizliliğine ilişkin nihai bir koruma olup olmadığı sonucuna varmak kolay değildir.

İşbaşı Müvekkil Takip Yazılımı Avukat ile Müvekkil arasındaki hukuki bağı düzenleyip, Avukat Müvekkil gizliliğini sağlayan özel bir yazılımdır.

Avukatlık Kanunu’nun Sır Saklama başlıklı 36. Maddesi uyarınca; “Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi, gerekse Türkiye Barolar Birliği ve barolar organlarındaki görevleri dolayısiyle öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Post